İnsanlar gün içinde bir rolden diğerine geçer. Evden işe, bireysel kimlikten kurumsal role. Bu geçiş çoğu zaman fark edilmez ama zihinsel bir eşik gerektirir. İş kıyafetleri ve kurumsal kıyafetler, bu eşiklerden biridir. Günlük hayattan iş rolüne geçişi somutlaştırır. Bu tür sembolik geçişler, çalışanın “şimdi iş modundayım” algısına daha hızlı girmesine yardımcı olabilir. Bu durum çalışan performansını doğrudan belirlemez, ancak zihinsel odağı destekleyen bir çerçeve sunar.
Performansın önündeki en büyük engellerden biri belirsizliktir. Ne beklendiği, sınırların nerede olduğu ve hangi davranışın hangi role ait olduğu net değilse, zihinsel yük artar. Kurumsal giyim, rolü görünür kılar. Çalışanın temsil ettiği pozisyonu hem kendisine hem çevresine hatırlatır. Rol netliği, zihinsel yükün bir kısmını serbest bırakır ve dikkatin işe yönelmesini kolaylaştırabilir.
Disiplin genellikle dışsal kurallarla ilişkilendirilir. Oysa sürdürülebilir disiplin, içsel bir düzen hissiyle ilgilidir. Kurumsal kıyafetler, her gün tekrar eden bir standart sunar. Bu standart baskı yaratmak zorunda değildir. Aksine, öngörülebilirlik sağlar. Öngörülebilir bir iş ortamı, zihinsel enerjinin kontrol yerine üretime yönelmesine alan açabilir.
Performans çoğu zaman bireyin kişisel özelliği gibi ele alınır. Oysa kurum kültürü ve çalışma ortamı, performansın yönünü belirleyen güçlü etkenlerdir. Aynı görsel dili paylaşan ekiplerde koordinasyon daha az çabayla gerçekleşir. Kurumsal giyim, ekip içinde ortak bir görsel kimlik oluşturarak ekip içi uyumu destekleyebilir. Bu etki doğrudan değil; dolaylı, zihinsel ve kültürel bir etkidir.
Kurumsal kıyafetlerin çalışan performansı üzerindeki etkisi yüksek sesle konuşmaz. Toplantı sunumlarında öne çıkmaz. Ama günün sonunda hissedilir. Bazen performansı etkileyen şey, daha fazlasını talep etmek değil, çalışan deneyimini, zihni gereksiz yüklerden arındıracak şekilde düzenlemektir.
Ayça Karaoğlan | Marka Yönetimi ve Pazarlama Sorumlusu